Hikayemiz:
Sırf yeterince ilgi gösterilmediği için yanlış teşhis konan, bu yüzden de ameliyata alınan, ardından narkozun etksiyle parkinson hastalığı tetiklenen ve devam eden süreçte eneksiyonla hayatını kaybeden bir kişinin hikayesi Ütopya'nın kuruluşuna ilham oldu !
Fark ettik ki aslında fizyoterapi hizmetlerinde yeterli ilginin olmaması ve donanım/bilgi eksikliği toplumun bu alandaki en önemli ihtiyacıydı.
Yaptığımız araştırmalarda da aldığımız cevaplar aynen bu şekldeydi, Gaziantep ve Türkiye genelinde cevap hep aynıydı.
‘’İlgi ve Bilgi Yetersizliği’’ İnsanlarımıza göre, bilgili uzmanların iletişim eksikliği, İlgili olanların ise bilgide yetersizliği en büyük problemdi.
Biz de bu problemi çözmek için kolları sıvadık.Hem ilgili hem de bilgili bir kadro ile yürütülen, tamamen kişinin kalıcı olarak iyileşmesine odaklı, bütüncül bir fizyoterapi modeli geliştirdik.
Ütopya’daki sistemi tamamen buna göre tasarladık.
Bu süreçte danıştığımız herkes bu tip bir sistemin, kişiye özel olmasından ötürü çok maliyetli olacağını, yeterince kar getirmeyeceğini, bu fikrin çok ‘Ütopik’ olduğunu söyledi.
Biz de yüksek kardan önce daha fazla fayda sağlamayı öncelik edinerek işe başladık. Fikrimizi ütopik bulan kişilere ithafen de markamıza Ütopya ismini verdik.
Doğru yoldayız ki daha 5. yılımıza varmadan 10 bini aşkın kişinin hayatına dokunduk...
Ne mutlu bize...